Bugun...


Mustafa Kayalı

facebook-paylas
DİLİN FAYDALARI VE ÂFETLERİ
Tarih: 08-08-2019 17:20:00 Güncelleme: 08-08-2019 17:20:00


’Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. O'na ancak güzel sözler ulaşır. Müminleri de Allah'a amel-i sâlih ulaştırır. Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.’’
(Fatır Sûresi / 10. Ayet)
 

İnsanı insan yapan, insanı güzelleştirip değerli yapan ve öteki canlılardan ayıran özelliklerin başında konuşma yeteneği yani dili gelmektedir. Yüce Allah insanın dışında hiçbir varlığa bu güzel nimeti ihsan etmemiştir.

İnsan diliyle hem kendini yüceltir, hem de başkasını. Dilden, kalbe yol vardır derler. Öyle ki insan, bin bir güçlükle ve zaman harcayarak, emek verip ter akıtarak çıktığı mevkilerden birkaç sözle düşebilir. Nerede, nasıl konuşacağını düşünüp tasarlayamayan insan, çok sınırlı kullanması gereken bataryasını bitirip, lâzım olduğu yerde güçsüz kalır.
Nice dostlukları bitiren, gönülleri fethedip nice düşmanları barıştıran, gücünü gönülden alan bir emanettir dil. "Yumuşak sözler taş kalplere bile tesir eder" deyişi bu hakikate işaret eder. Allah bir adama her şeyin tatlısını, yalnız dilin acısını verdi mi insan ne yapsa kâr etmez. Öylesinin sevimli, cana yakın olmasına imkân yoktur. Çünkü o dil, ağzın içinde her dönüşünde can yakar, kalp kırar.
"Dil yarası yaraların en derinidir" sözü ne kadar doğru bir sözdür. Kendini tutamayıp söylenen bazı kırıcı kelimeler öyle derin yaralar yapar ki, zamanla geçse de, açıldığı yerde izi kalır.
Hazreti Ali ; ‘’Kılıçların açtığı yaralar iyileşir; ama dilin açtığı yara iyileşmez.’’ Buyurarak, bu hususa işaret etmiştir.

Boşu boşuna yapılan konuşmalar da kalbi katılaştırır. Ruhun dengesini bozar. Daima endişeye sebep olur. Kişiyi sürekli suçlu hissettirir. Değerini düşürtür ve bu değerini yeniden kazanmak için uğraşmasına, kendini yıpratmasına vesile olur. Aynı zamanda kişilerin hayalleri üzerinde de etkilidir sözler. Düşünmeden söylenmiş bir söz gerçekten kendine inanmış bir kişinin hayatını anında değiştirebilir. Ümitsizliğe düşürebilir.

Bazı insanlar için "ağzından bal akıyor" derler. İşte bu ağızdan akan bal, tatlı dilin balıdır. Güler bir yüz, tatlı bir dille tamamlandığı zaman, insana bütün kapılar açılır. Büyüklerimiz "Gönüllerin anahtarı yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir" demişlerdir. Gerçekten dilin, tatlı dil olmak şartlarıyla açamayacağı kapı, çözemeyeceği düğüm yoktur. İnsanlar başkaları hakkındaki ilk hükümlerini yüzlerine bakarak verirler, sonra da konuşmasına. Gönüller onunla fethedilir.

İslâm âdâbının, gereği olarak tatlı konuşmak ve güler yüzlü olmak zorundayız. Peygamber Efendimiz (sav) de, "Tatlı dil sadakadır" buyurmuştur. Güzel söz, sahibini Allah (c.c.) rızasına kavuşturan, nimet içinde bırakan, fazilet ve iyilik nev'inden bir haslettir. İnsan konuştuğunda hayrı konuşarak, dilini güzelliğe alıştırmalıdır. Güzel konuşma Allah (c.c.)'ın tüm semavî dinlerde talep ettiği yüce bir meziyettir. Güzel bir ahlâka sahip olan kimse, herkesle güzel görüşür, onların sevgisini kazanır. Onlarla birlikte olmaktan ve hoş sohbetler yapmaktan memnun kalırız. Güler yüzlü insanlardır. İçeriye girdiklerinde güneş gibi yüzlerinden ışıltı eksik olmaz. Girdikleri yeri aydınlatırlar.
 

"Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" derler. Tatlı dil ve güler yüzle gönüller fethedilir. Önemli olan da gönülleri fethetmek değil midir? Omzumuzda hep teftiş halinde iki müfettiş var, ağızdan çıkan her söz hayır veya şer olarak yazılıyor. Söylediğimiz muhakkak doğru olmalı. Bir söz söylerken, hem kendimizin, hem karşıdakinin ahretini düşünerek konuşmalıyız.

İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevirmeliyiz sözlerimizi. Masum gönüllerin cellâdı değil, yüreği kırgın olanların doktoru olmalıyız. Yaralı gönüllere Hızır gibi yetişip onların kırgınlıklarını gidermeliyiz. Yaralarına söz merheminden sürüp gönlümüzden akıp giden ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirimizle onları iyileştirmeliyiz. Ne  güzel söylemiş Hz. Ömer: "Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!" İşte bu derece zor durumda olan kırık bir kalbi eğer onarabilirsek artık Hakk'ın sevgili kullarından olduğumuza inanabiliriz.

Rabbim kendine kul, Habibine ümmet olabilmeyi nasip eylesin.

Selam ve dua ile…



Bu yazı 299 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemizin yeni yüzünü nasıl buldunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI