Newroz ruhuyla maça gitmek

Stadyum önündeki kalabalığı görünce “Newroz ruhuyla maça gitmek bu olsa gerek” dedim. Bu, anlamlı ancak klişe haline gelmiş sözü kullanarak bir yazıyı başlayacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu.
Bu sözü söyleten, özel araçlarıyla ya da yürüyerek stadyuma akın eden en az 33 bin kişinin içinde yer aldığı manzara oldu. Maç, Amedspor’un Play-Off’a kalması için önemliydi. Isparta ekibi, iki puanla Amedspor’un önündeydi. Amedspor maçı alırsa Pay-Off’a kalmayı yüzde yüze yakın garantilemiş olacaktı.


Bu nedenle maç kulüp için çok önemliydi. Bunun farkında olan kentin sivil toplum örgütleri ile iş insanları da maç öncesi kulübe maddi manevi destek verdi. Taraftarı stadyuma davet eden çağrılar yapıldı.
Çağrı karşılık buldu ve 33 bin kişilik stadyum tıklım tıklım doldu. Aynı ligde oynayan diğer takımların bu kadar taraftarı var mı, bilmiyorum. Bir o kadar taraftar ise maçı TRT Kurdî kanalından izledi, “Bize de TRT Kurdî izlettirdin ya Amedspor” serzenişiyle…

RENKLİ GÖRÜNTÜLER

Stadyuma akın eden taraftarların önemli bölümü gençti elbette. Ancak aileleriyle gelen çok sayıda çocuk ve orta yaşın üstünde insan da karşılaşmayı izledi. Büyük kulüplerin kadın taraftarları çoktur mutlaka. Ancak Amedspor’un mücadele ettiği ligde, diğer takımların kadın taraftarları bu kadar çok değildir diye düşünüyorum. Kadınlar maça başka bir güzellik kattılar ve varlıklarıyla erkek taraftarların bazı sloganlarını önemli oranda engellediler.

İlçelerden hatta yakın şehirlerden maç izlemeye, destek olmaya gelenlerin yanı sıra 1 Mayıs tertip komitesinin Amedspor’a başarı dileyen pankartı, Diyarbakırspor’un Azrailler grubu ve politik eylemlerden aşina olduğumuz “Jin jiyan Azadî” (Kadın Hayat Özgürlük) sloganı da vardı stadyumda.

Taraftarın beklediği gol 65. dakikada geldi ancak “Amed gol gol” tezahüratı hiç dinmedi. Taraftarın muazzam desteğini arkasına alan Amedspor, maçı bu skorla bitirdi ve Play-Off’a kalmayı yüzde 90 oranında garantiledi.

FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Malum, Türkiye’de futbol, hiçbir zaman sadece futbol olmadı. Kitleyi siyasetten futbola kanalize etmek amacıyla Diyarbakır futbol ekipleri zaman zaman 1. lige çıkarıldı. Mesele Diyarbakırspor, 12 Eylül’den sonra Kenan Evren’in talimatıyla 1. lige çıkartıldı. 1990’lı yıllarda Emniyet Müdürü Gaffar Okan da bu amaçla epey gayret sarf etti.
Bu anlamda Amedspor, devlet desteği olmadan 1. lige çıkma mücadelesi veren ve bu yolda önemli başarılara da imza atan tek sivil takım oldu denilebilir. Belki bu nedenle takım, birçok ırkçı saldırıya uğradı, yöneticileri darp edildi ve pek çok cezaya maruz kaldı.
Belediyelerden maddi destek alarak ekonomik zorluklarla başa çıkmaya çalışan takım, belediyelere kayyım atanınca bu destekten de mahrum bırakıldı.
İçişleri Bakanı, takımı ‘terörle iltisaklı’ ilan etti.

Ancak gözden düşürme, kriminalize etme çabaları ve saldırılar arttıkça Amedspor’un taraftar kitlesi de arttı. Amedspor sadece Diyarbakır’ın değil, bütün bölgenin takımı oldu.


Play-Off’a kalma mücadelesi veren takıma bugün verilen destek de aslında bunun göstergesi. Diyarbakırlılar, Newroz ruhuyla stadyuma geldi, takımını son düdük çalıncaya kadar destekledi.
Amedspor, taraftarının, sivil toplum örgütlerinin, iş insanlarının desteği ile Play-Off’a doğru büyük bir adım attı. Amedspor bugün Diyarbakır’a ve bütün bölge illerine sevinç yaşattı.
Anlamlı ancak klişe bir hal alan bir sözle başladık yazıya. Yazıyı yine klişe bir sözle bitirecek olursak: Amedspor bu kez bir üst lige çıkmayı başarırsa, Diyarbakır’ın spor tarihine adını altın harflerle yazdırmış olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.